Anka Kuşu programında, Toronto Üniversitesi’nden Türk – Osmanlı edebiyatı uzmanı Dr. Lale Javanshir’i konuk oluyor. Dr. Javanshir, “Türkçenin Bin Yıllık İzinde: Güney Azerbaycan’da Türk Dili ve Edebiyatı” başlığı altında Güney Azerbaycan’da Türkçenin varlığı ve devamlılığı için Toronto’da yürüttükleri çalışmalar konusunda bilgiler veriyor. Anka Kuşu programının yapımcısı Prof. Dr. Şerife Yalçınkaya, konuğundan Kanada’daki Türkoloji çalışmaları ve yine...
Kategori: Edebiyat
Allah Müstehakını Versin Descartes
Efendim neymiş. Milli irade, halkın iradesi gaspediliyormuş. Çok düşündüm. Bunun müsebbibini buldum: Descartes. Hani şu “düşünüyorum, o halde varım” diyen adam. Düşünmez olaydın diyeceğim de neyse. Aslında bu laf bence günümüz için yanlış anlaşılıyor. Varlığı, düşünceyle anlamlı kılmak maksadıyla söylemiş besbelli. Bugün bunun geçerliliği yok. Neden mi? Mecelle biliyorsunuz “Ezmanın teğayyürü ile ahkâmın teğayyürü inkâr...
Öff Ne Geceydi
Öff ne geceydi yarabbi gerçekten. Televizyonlarda ve sosyal medyada her yerdeki protesto gösterilerini izlemekten bunaldım. ODTÜ’deki öğrenci protestolarını görünce birden panik oldum. Yakın arkadaşlarımdan birinin çocukları orda okuyordu. Hemen telefona sarıldım. “Aman ha çocukları evde zapt et” diyecektim ki lafı ağzımdan aldı, “çoktan gittiler, engel olamadım” dedi. Haydaaa. Bir de şimdi bu iki çocuğu dert...
Şeyhülislam Yahya Efendi ve Edebi Himaye Ağları
Anka Kuşu iki genç akademisyeni, birlikte üzerinde çalıştıkları bir konuyla ağırlıyor: Viyana Üniversitesi’nden Dr. Ercan Akyol ve Marmara Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ali Benli. Prof. Dr. Şerife Yalçınkaya, kendileriyle “Şeyhülislam Yahya Efendi ve Edebi Himaye Ağları” üzerine konuşuyor. Araştırmacılar, bize Halep, Şam ve Mısır kadılıkları sırasında yerel alim, şair, sufi ve yöneticilerin Yahya Efendi’ye yazdıkları medhiyeler...
Barışa Varmak, Savaşı Savmak…
Yukarıdaki dört kelimeyi kullanarak birtakım cümleler kurabilirim: Cümleleri çoğaltabilirim ama gerek yok. Barış kelimesinin eski Türkçe “bar-” eylem kökünden türediğini ve atalarımızın “bardım” dediklerinde bugünkü Türkçedeki “vardım” anlamını kasdettiklerini biliyordum. Bilgime dayanak bulmak için Ahmet B. Ercilasun ile Ziyat Akkoyunlu’nun hazırladıkları Dîvânu Lügâti’t-Türk / Giriş-Metin-Çeviri-Notlar-Dizin adlı kitaba baktım. Orada “vardım” yerine “gittim” dendiğini gördüm. Doğrusu...




