Çin’de Müslüman Bir Azınlık: Huiler

çinde-müslüman-azınlık-huiler

Çin’in dördüncü büyük etnik Müslüman azınlığı olan Huiler, yüksek elmacık kemikleri yuvarlak gözleriyle kısmen Han Çinlilerinden ayrılır. Yaklaşık 11.5 milyon nüfusa sahip Huilerin kelime dağarcıklarında Farsça ve Arapça kelimeler olsa da genel olarak Mandarin dili konuşurlar. Tüm büyük şehirlerde yaşamalarına rağmen, çoğunlukla Gansu, Shaanxi, Qinghai ve Ningxia’da eyaletlerinde ikamet ederler. Han Çinlileriyle olan yakınlıkları onların bütün ülkede rahatça yaşamalarına vesile olmuştur.

Tang hanedanlığı (MS 620-906) döneminde, Halife Hz. Osman tarafından saraya gönderilen Müslüman heyetin Konfiçyüs öğretisiyle uyumlu olduğu düşünülerek, heyet üyelerinin dinlerini yaşamalarına ve cami inşa etmelerine müsaade edilmiştir. MS 742 tarihli Xi’an’daki bir dikilitaş bu caminin inşasını anlatır. Bu olay her ne kadar İslamiyet’in Çine’e girişi olarak kabul edilse de bazı görüşler Çinlilerin İslamiyet’le Müslüman tüccarlar vesilesiyle tanıştığını iddia eder.

Kimileri Huileri Müslümanlaşmış Han Çinlileri olarak kabul etse de bunların fiziksel ve kültürel yapıları gereği soyları İç Asya ve Orta Doğu’ya kadar dayanmaktadır. Han Çinlileriyle yaptıkları evlilikler nedeniyle ülkede rahat bir yaşam alanı bulan Huiler her ne kadar Mandarin dilini kullansalar da kültürel yapıları ve çocuklarına verdikleri Müslüman isimleriyle farklı bir etno -kültürel yapı ortaya çıkarmışlardır.

MS 755 yılında İmparator Su Zong, An Lushan Ayaklanmasını bastırmak için Müslümanlardan askeri yardım ister. Ayaklanmanın bastırılmasına 4.000 askerle katkı sağlayan Müslümanlar bu desteklerini farklı zamanlarda devam ettirdiler. Bu dönemde gelen askerler Çin’e yerleşmek suretiyle ülkede İslamiyet’in gelişmesine önemli katkılar sağladı.

13. yüzyılda Moğal orduları İslam dünyasına büyük zararlar verdikten sonra Çin’de Yuan hanedanlığını kurdular. Moğollar İslam dünyasından davet ettikleri Müslümanları Çin’de önemli mevkilere yerleştirdiler. Orduda rütbeli asker, eyaletlerde vali ve vergi tahsildarı oldular. Erkekler Han kızlarıyla evlenmek suretiyle Müslüman nüfusunu hızla arttırdılar.

İlerleyen dönemlerde ülkenin yerleşikleri olarak kabul edilen Huilere imparatorluğun resmi vatandaşlığı verildi. Ancak bu Müslümanlar uzunca bir süre İslam dünyası ile temas kurmaktan uzak durdu. Çin Cumhuriyeti döneminde Huiler ilk defa İslam dünyasıyla tanıştılar ve hacca gitmeye başladılar. 1949’da Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla birlikte Huiler ilk kez bir etnik azınlık olarak onaylandı.

Arap ve Türk kökenlerine rağmen Han Çinlileriyle olan yakın ilişkileri ve evlilikleri nedeniyle Huiler her daim ülkenin sadık bir tebaası oldular. Son dönemlerde dinlerini yaşamaları hususunda kimi sıkıntılarla karşılaştıkları ve ibadet yerlerine yönelik olumsuz tavırların sergilendiği yönünde haberler çıkmaya başlamış olsa da sahip oldukları bayrak onlara her daim güç vermekte.

Bir cevap bırakın

e-Posta adresiniz paylaşılmaz.