Yazar: Baha Yılmaz (Baha Yılmaz)

Anasayfa » Arşiv Baha Yılmaz
Devletin Kör Noktası: Gönüllü Ötekileşme ya da Bürokratik Oligarşi
Yazı

Devletin Kör Noktası: Gönüllü Ötekileşme ya da Bürokratik Oligarşi

16 Nisan’da haber siteleri Kahramanmaraş’taki bir okul saldırısını “son dakika” diye geçti. İçişleri Bakanı’nın açıklaması netti: 9 kişi hayatını kaybetmişti; 8’i öğrenci, 1’i öğretmen. Olayın faili de ölenler arasındaydı. Ailesi gözaltına alındı. Fakat kulislerde dolaşan bir ayrıntı, haberi başka bir yere taşıdı: Saldırıyı yapan çocuğun babasının güvenlik bürokrasisinde üst düzey bir görevde olduğu, hatta okul...

Bir Eczacının Hazin Sonu: İyilik te Ölür!
Yazı

Bir Eczacının Hazin Sonu: İyilik te Ölür!

1980’lerin sonuydu ve dört gençtik. Üniversiteyi yeni kazanmış, umutla fakültelerimize dağılmıştık. Eczacılık, jeoloji mühendisliği, işletme ve maliye seçtiğimiz dallardı. Hiçbirimiz bir cemaate ya da gruba mensup değildik, bu yapıların şemsiye altında yaşamadık. Orta sınıf ailelerden gelen, okursak, çalışırsak kazanacağımıza, hayatta kalacağımıza inanan gençlerdik. İhtilal sonrası Türkiye’sini anlatmaya gerek görmüyorum ama dolaylı yollardan hepimiz etkilendik. Ülke...

Erkan Mumcu’ya Ne Oldu?
Yazı

Erkan Mumcu’ya Ne Oldu?

Geçtiğimiz günlerde, Fikir Coğrafyası Youtube kanalında Erkan Mumcu ile bir program gerçekleştirdik. Programın içerik merkezine Devlet-Vatandaş ilişkilerini ve değişen rejim kavramını koyduk. Buraya kadar her şey normal gelişti. Peki anormal olan neydi? Anlatayım. Program sonrasında pek çok dostum, arkadaşım Erkan Mumcu’nun entelektüel anlamda ciddi bir mesafe kaydettiğini ifade eden geri bildirimlerde bulundu. Mumcu’nun devlet felsefesi,...

Modern Köleler, Üç Harfliler ve Sömürünün Dayanılmaz Hafifliği
Yazı

Modern Köleler, Üç Harfliler ve Sömürünün Dayanılmaz Hafifliği

Geçtiğimiz hafta, oğlumun tanıştığı bir gencin öyküsünü heyecanla anlatmasıyla irkildim. Üç harfli bir marketin kasasında duran bir gencin çok iyi düzeyde İngilizce konuştuğunu ve yüksek lisans belgesi olduğunu, iş bulamadığı için kasiyer olarak işe başladığını anlattı. Oğlum, bu gencin aldığı ücretin düşük olduğunu (muhtemelen asgari ücret bandı olsa gerek) ama hiç yoktan iyi olduğunu da...

Mediciler, Tapınak Şövalyeleri ve Mithat Paşanın Sandığı
Yazı

Mediciler, Tapınak Şövalyeleri ve Mithat Paşanın Sandığı

Günümüzde yaşanan bazı iktisadi sorunları anlamanın tek bir yolu var: geçmişi irdelemek. Kimi dost sohbetlerinin temel retoriği şöyle başlar; ülkede sermaye birikimi olmadan hatta yerli bir sermaye birikimi olmadan kalkınma problemini aşamayız. Aslında bu önermeye yanlıştır diyemeyiz ancak tam doğru olduğunu da iddia edemeyiz. Çünkü önerme, eksik bilgi içerir. Nasıl derseniz? Biraz geriye gitmemiz gerekir....

Nefret Pahalıdır
Yazı

Nefret Pahalıdır

“Nefret pahalıdır” sözü bir minibüsün üstünden alıntıdır. Alıntı yaptığım minibüs hiç kuşkunuz olmasın sıradan bir taşıt değildi. Bu minibüs, 1940’larda Esau ve eşi Janie Jenkins’in hem kendi çocuklarının hem de bulundukları bölgedeki diğer çocukların daha iyi bir eğitim almalarına olanak sağlamak için aldıkları birkaç VW minibüsten biriydi. Jenkins’ler, bu minibüsler için devletten kredi almadılar ya...

Ganimet Cemaati ve TÜSİAD’ın Anlamlı Yalnızlığı
Yazı

Ganimet Cemaati ve TÜSİAD’ın Anlamlı Yalnızlığı

2000’li yılların başlarında kendi aramızda konuştuğumuzda TÜSİAD hakkında pek olumlu düşünceler ifade ettiğimizi hatırlamıyorum. En büyük eleştirimiz yerli olmamalarıydı. Bu topraklardan para kazanıp bu topraklara yabancı olmanın adıydı, TÜSİAD. Mevcut rejimin uygulamalarına hiçbir şekilde ses çıkartmazlardı. Rejim onlarındı ve önemli olan kazanmak ve kazanmaktı. Belki bu yüzdendir ki MÜSİAD gibi ‘yerli’ diye düşündüğümüz iş adamı...

6 Şubat Depremlerinde Yıkılan Sadece Şehirlerimiz miydi?
Yazı

6 Şubat Depremlerinde Yıkılan Sadece Şehirlerimiz miydi?

6 Şubat’ta iki büyük yıkımla yüzleştik. Kahramanmaraş merkezli depremlerde 45 bin vatandaşımızı kaybettik. Acımız hâlâ diri ve hâlâ yastayız. Kahramanmaraş haricinde Hatay, Gaziantep, Adıyaman, Malatya, Kilis, Şanlıurfa, Adana, Osmaniye, Diyarbakır ve Elazığ’ı da etkileyen bir yıkım oldu. Bu kadar geniş bir bölgenin etkilendiği felaketle ilk kez yüzleştik. Asrın felaketi ifadesi bile yıkım göz önüne alındığında...

Büyük İskender, Takdir-i Devlet ve Kulların Durumu
Yazı

Büyük İskender, Takdir-i Devlet ve Kulların Durumu

Güce kapılan İskender’in kendini Tanrı Kral ilan ettiği bilinir. Öyle ki tapınaklar yaptırmış, ritüeller belirlemiştir. Uygulamalarından mağdur olanların haddi hesabı yoktur. Onun uygulamaları Tanrı’nın yer yüzündeki yansımaları değildir, bizzat Tanrı’nın takdiridir. Muhteşem Yüzyılın Kanuni Sultan Süleyman rolündeki Halit Ergenç ise büyük bir lidere getirdiği yorumla inanılmaz bir tanınırlıkla tanıştı. Şöhretinin yurtdışına taştığını söylemeye ise pek...

Küresel Riskler Raporu, Yanan Bir Otel ve Muhafazakar Ahlakın Çöküşü
Yazı

Küresel Riskler Raporu, Yanan Bir Otel ve Muhafazakar Ahlakın Çöküşü

Bolu Kartalkaya’da yanan bir otel… İhmaller ve suiistimaller zinciri… 79 kişinin canlarıyla bedelini ödediği ihmal kaynaklı bir facia… Basına yansıyanlara, köşe yazılarının arasından sızanlara bakarsak durum yangından ve bedelinden daha vahim… Bölümmüş bir devlet algısı, iktidar ve muhalefet arasındaki suçlama ve kutuplaşma… Daha da vahimi çürümüşlüğün rahatsız edici, iç karartan, umudu söndüren iklimi… Geçtiğimiz günlerde...