Suriye Devlet Değilse İran mı Devlet, Rusya mı Devlet?

suriye-iran-rusya

Esed rejimi devrildi ve bugün Suriye’nin geleceğini konuşuyoruz.

Milyonlarca insanın yerlerinden olduğu, yüzbinlerce insanın hayatını kaybettiği bir coğrafyanın kaderini tartışıyoruz. Üstelik; küstah bir şımarıklık, nobranlık ve duyarsızlık ile yapıyoruz.

Suriyelilerin hemen gitmelerini istiyoruz. Savaş bitti artık dönün diyoruz. Yetti artık diyoruz.  Oysa yetti artık derken kamuoyunu maniple eden bir grup trolün sloganlarını kullanıyoruz.

Hiç düşünmüyoruz. Bu insanlar Türkiye’ye geldiklerinde nelerden kaçtılar. Hangi baskılara ve acılara katlanmışlardı.

Bugün Esed rejiminin tüm iğrençlikleri gün yüzüne çıkıyor. Sedyana Cezaevi’nde olanlar, tüm insanlık suçları ortalığa saçılıyor. Sadece Sednaya Cezaevi mi? Ülkeyi bir nevi açık hava cezaevine çevirmiş olan diğer hapishanelerde olanlarda ortalığa dökülüyor.

Evet Esed ve Esed ailesinin kötülükleri, baskıcılıkları bu nebze olmasa da biliniyordu. Peki bu aile 61 yıllık iktidar süreçlerini nasıl sağladılar. Sadece bir baskı ve diktatörlük iklimi mi kurdular?

Tabi ki hayır. Tüm bu süreçte Rusya ve İran faktörünü göz ardı edemeyiz. Diktatörlerini devirmek için dünyadaki en ağır bedeli ödemiş bir halk olarak Suriyeliler İran ve Rusya’nın Esed rejimine verdiği bu desteği unutabilirler mi?

Sednaya ve diğer cezaevlerinde on binlerce insan katledilirken Rusya ve İran ne yapıyordu. Yorulmanızı istemem. Ben hemen söyleyeyim. Ruslar havadan yerleşim yerlerini bombalıyordu. İran ise karada, milis güçleriyle baskıya ve zulüme başını kaldıran herkesin tepesine biniyordu.

Şimdi sormak gerekmez mi? Suriye bir devlet değilse İran mı devlet, Rusya mı devlet?

Biraz hafızamızı zorlayalım, Hama Katliamı’nı, Guta’da öldürülen çocukları, Halep’in, Hama’nın, Humus’un bombalanmasını, Kunetra’nın açlıkla sınanmasını, herkesi fişleyen Muhaberat’ın korku rejimini, katliam ve işkence hikayelerini, Aylan bebeği, bir ambulansta tek başına toz içinde oturan çocukları, yıkıntılar içinde yürüyen Filistinli mültecileri hatırlayalım ve tekrar soralım. Bu devletler hangi hukukla, hangi mantıkla bu iğrenç rejime destek verdiler?

Şimdi İran’ın çevre savunma stratejisi çökmüş. Tabi ki çöker. Rusya, Ukrayna’da büyük sıkıntılar içindeymiş, ekonomisi çökmek üzereymiş. Çöker. Bu kadar insanın ahını alan bir devletin başına gök kubbe çökmediyse şükretsin

Bir cevap bırakın

e-Posta adresiniz paylaşılmaz.