Suriye’de 61 yıl iktidarda kalan Baas partisi, azınlıkların vahşetine dayalı aile yönetimine -monarşiye- dönüştü. Uzun süren bu süreçte kitlesel katliamlar -Hama – , işkenceler ve despotizmin her türlüsüne tanıklık etti Suriye toplumu.
Arap Baharıyla başlayan sürecin etkisiyle, 2011’den itibaren uluslararası ve bölgesel aktör devletler Suriye’de insanlık suçunun azalması bir yana daha da derinleşmesine neden oldular. Tam anlamıyla Suriye’ye kaos hakim olurken şiddet ise anlamını yitirdi. 2024 biterken artık Suriye’de yeni bir yönetim var ve Nusayri azınlık despotizminin temsilcisi Esed ailesi iktidarı devrildi.
Şimdi ise Suriye yönetiminde Sünni Arap hakimiyeti egemenliği var. Ancak Sünni İslam’ı kimin temsil etme hakkına sahip olduğu konusu daha eski bir sorun ve Suriye’de de bu sorunun cevabının ne olacağı belirsiz. Sünni İslam’ı geleneksel İslam anlayışı mı yoksa siyasal İslam mı temsil edecek?
Yeni yönetimin lideri olan eski El Kaideci, sonrasında Nusra Cephesi lideri şimdi ise HTŞ’nin lideri olan Colani ya da Eş-Şera, Türkiye Devletinin Dış İlişkiler Bakanı eski istihbaratçı Hakan Fidan ile Şam’da kravat ve takım elbiseyle yeni Suriye’nin geleceğine dair mesajlar ve görüntüler veriyorlar dünya kamuoyuna. Anlaşılan o ki; Türkiye yeni dönem Suriye devleti ve toplumunun değişim ve dönüşümünde bir misyon ifa edecek. Belkide Türkiye Post-İslamcıları, moderniteye yabancı olmayan Suriye toplumunun moderniteyle olan sürecini hızlandıracak rejim ihracına hazırlanıyorlar. Aslında Colani’nin herkesin gözünün önünde olan bu değişim kendi şahsi serencamından öte Ahmet Davutoğlu’nun tespitiyle; -Suriye’nin yeni liderinin sekülerleşmek zorunda kalacak- zorunluluğu bir dayatma ve bir misyonla alakalı.
O halde Suriye toplumunu neler bekliyor? Suriye’de kurulacak ana akım eğilim ne olacak ve kimler etkin olacak? İhvan hareketi neden herkesten önce başladığı halde İslam coğrafyasının hemen her yerinde etkinliğini yitirdi ve Suriye’de neden yoklar? Ramazan El Buti’den, Ahmet Keftaro’ya, Gannuşi’den Said Nursi’ye birçok konu ve ismin ele alınması gerekiyor.
İşte tüm bu paradigmaları, değişim ve dönüşümleri “Kitabın ve İslam’ın Direği! Şam Fitnesi : Şam Müjdesi” başlığı altında Fikir Coğrafyası YouTube kanalında Mustafa Özcan ile konuştuk.

Bir cevap bırakın